Özgürlük anıtı ve hikayesi..
6/10/2008 · Kategori: Ulkeler VE Sehirler
New York' dendiği zaman, çoğumuzun hatırına ilk önce Manhattan'daki gökdelenler ve şehrin hemen önündeki adada yükselen, kaidesiyle beraber tam 93 metrelik ‘Özgürlük Heykeli' gelir.
1880'li senelerde Fransa'da yapılan Özgürlük Heykeli'nin masraflarının büyük kısmının bizden çıktığını, projesinin New York'a değil, o yıllarda Türk toprağı olan Mısır'a dikilmek üzere hazırlandığını ve son anda yaşanan bir talihsizlik neticesinde Amerika'ya gittiğini bilir misiniz?
New York'taki Özgürlük Heykeli'nin parasını Sultan Abdülaziz ödemiştir.
Özgürlük Heykeli, 19. yüzyılın ortalarında Türk toprağı olan Mısır'a dikilmesi maksadıyla Fransızlar tarafından hazırlanmış ama sonradan yaşanan bazı şanssızlıklar yüzünden Mısır yerine Amerika yolunu tutmuştu. İşin daha da garip tarafı, heykelin masraflarının büyük kısmının, zamanın hükümdarı Sultan Abdülaziz tarafından bizzat ödenmiş olmasıydı.
ABD'nin New York şehrinde, inşa edildiği 1886 yılından bu yana Amerika'nın simgesi olan anıtsal heykel ve gözlem kulesi. Dünyada en çok tanınan ikonlardan biridir.
Bakırdan yapılan Özgürlük Tanrıçası Heykeli, Fransa tarafından kuruluşunun 100. yılı nedeniyle ABD'ye (10 yıl gecikmeli olarak) hediye edilmiştir; kaidesi ise ABD'de yapılmıştır. 1884-1886 yılları arasında inşa edilen heykelin yaratıcısı Frederic Bartholdi'dir. Çelik iskeleti Gustave Eiffel, kaideyi Richard Morris Hunt yapmıştır. ABD'nin New York şehrindeki Özgürlük Adası'nda yer alır.
Özgürlük Heykeli, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir tablet tutar. Tabletin üstünde 4 Temmuz 1776 tarihi (Bağımsızlık Bildirgesi'nin tarihi) yazılıdır. Meşalenin 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgeler. Heykelin yüksekliği 46 m, kaidesi ile beraber 93 m'dir. Ziyaretciler heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenden çıkabilirler. Özgürlük Heykel'nin meşale tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi birarada dolaşabilir. Özgürlük Heykeli'nin başının genişliği 2 metre, yüksekliği ise tacı ile birlikte 5 metredir.
Özgürlük Heykeli, ziyaretçilere açıktır. Ziyaret etmek isteyenler adaya bir feribotla ulaşırlar, merdivenleri tırmanarak meşaleye çıkabilir ve New York limanını seyredebilirler.
Özgürlük Heykeli'ne Singer dikiş makinelerinin kurucusu Isaac Singer'in dul eşi Isabelle Eugenie Boyer modellik etmiştir. Özgürlük Heykeli 1884 yılında Fransa'da tamamlandıktan 1 yıl sonra 350 parçaya bölünüp 214 sandık içinde New York limanına ulaştırılmıştır. Parçalar, 4 ay içinde kaidenin üzerinde yeniden birleştirilmiş ve 28 Ekim 1886 tarihinde binlerce izleyicinin önünde açılışı gerçekleşmiştir.
Özgürlük Heykeli, 1984'ten beri UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer almaktadır.
Özgürlük Heykeli'nin daha küçük boyutlarda bir kopyası Paris'tedir ve Atlantik Okyanusu'na doğru bakar. Dünyanın başka çeşitli yerlerinde de (Osaka, Priştina, Pekin, Nevada, South Dakota, Bordeux...) küçük kopyaları bulunmaktadır.
Özgürlük Heykeli'nin Öyküsü:
19. asırda Osmanlı İmparatorluğu'nun toprağı olan Mısır, yüzyılın ilk yıllarından itibaren Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın soyundan gelen ‘Hıdiv' unvanlı valiler tarafından idare ediliyordu ve içişlerinde bağımsız hale gelmişti. Mısır valileri, sadece yabancı memleketlerle imzaladıkları anlaşmalarla mali protokolleri padişaha tasdik ettirmekle yükümlüydüler ve İstanbul, bu gibi talepleri genellikle her zaman yerine getiriyordu.
Mısır Valisi Said Paşa'nın Fransız mühendis Ferdinand de Lesseps'e 1854'te hazırlattığı ve Akdeniz ile Kızıldeniz'i birbirine bağlayacak olan Süveyş Kanalı projesi de onaylaması için Osmanlı hükümdarına sunulmuştu. Projenin arkasında Fransa vardı ama İngiltere, Akdeniz'deki ve Hindistan'daki hakimiyetini sona erdirebilecek olan böyle bir hazırlığa karşı çıkıyor ve zamanın hükümdarı Sultan Abdülaziz'i, projeyi reddetmesi için devamlı bir baskı altında tutuyordu.
İTALYA
25/9/2008 · Kategori: Ulkeler VE Sehirler
İtalya Cumhuriyeti ya da kısaca İtalya (İtalyanca:Repubblica Italiana) Avrupa'nın güneyinde, çizme biçimli bir yarımadanın ve Akdeniz'de Sicilya ve Sardinya adalarının üzerine kurulmuş bir ülkedir. Kuzeyinde Fransa, İsviçre, Avusturya ve Slovenya ile komşudur. San Marino ve Vatikan şehir-devletleri de bütünüyle İtalyan topraklarıyla çevrilidir. İtalya devleti vatandaşı olanlar ya da soyu İtalya ile bağlantılı olan kişilere İtalyan denir. ...
Tarihi
İtalya’nın eski çağlarında yaşayan insanlar hakkında, çok az bilgi vardır. M.Ö. 500’lerde İtalya’da dört belirgin medeniyet mevcuttu. Kuzeyde Keltler, orta bölgede Etrüskler, iç ve dağlık bölgelerde Romalıların da dahil oldukları birçok kabileler, Napoli’den Sicilya’ya kadar olan bölgelerde de Rum azınlıklar vardı. Roma Cumhûriyetinin kuruluş tarihi geleneksel olarak M.Ö. 595 kabul edilmiştir. Bu yıl son Roma kralının sürgün edildiği tarihtir. Daha sonra kabileler arasında sürdürülen çatışmalardan faydalanan Roma, bağımsızlığını garanti altına aldı.M.Ö. 49’da Sezar Galyalılara tam yurttaşlık hakkı verdi. Roma İmparatorluğu giderek gelişti. Üçüncü yüzyılda bütün yarımadaya hakim oldu. Daha sonra aynı yüzyılda barbarların saldırılarına maruz kalan imparatorluk merkezi, Roma’dan Milano’ya taşındı. Costantinos zamanında ise merkez İstanbul’a alındı.
Galya’yı ve öteki eyaletleri kaybeden Batı Roma İmparatorluğunun elinde yalnız İtalya kaldı. Doğu Roma İmparatoru Zenon, Ostrogotları İtalya’yı yönetmekle görevlendirince, dört yıl süren savaşlar sonunda Ostrogotlar İtalya’ya hakim oldular ve Ostrogot kralı İtalya’nın mutlak kralı oldu. Bu dönemden sonra Papalık iktidarı gelişti. 451 yılında Kuzey İtalya, Avrupa Hunlarının istilasına uğradı. Roma istiladan Papa’nın ricaları üzerine kurtuldu ve 6. yüzyılın sonlarına kadar siyasi hakimiyet Papalığın elinde kaldı.
774 yılında Napoli, Gueta ve Amalfi, Müslümanların akınlarına maruz kaldı. Müslümanlar Sicilya’yı fethetti. Şarlman’ın ölümü üzerine derebeylik ve siyasi parçalanmalar oldu. Roma İmparatorluğunu yeniden kurmak isteyen Otto (938-1002) başkenti tekrar Roma’ya taşıdı. Papalık-İmparatorluk mücadelesi tekrar başladı. Papa ile imparatorlar arasındaki savaştan faydalanan kuzey ve orta İtalya şehirleri bağımsızlıklarını ilan ettiler.
On ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda Cenova, Floransa, Venedik ve Milano gibi şehirler küçük ama, birer güçlü devlet olarak ortaya çıktıktan sonra, İtalya ekonomisine egemen oldular. On beşinci yüzyılın başlarında Avrupa’da başlayan Rönesansın etkisi İtalya’da görüldü. Bu asrın ortalarında İtalya toprakları üzerinde Osmanlı akınları başladı ve Osmanlılar 1480’de Otranto’yu aldılar.
1494-1559 yılları arasında İtalya’da siyasi zayıflama ve parçalanma savaşlara yol açtı. İtalya, Avrupa hakimiyetini ele geçirmek isteyen Fransa ve Avusturya hanedanının savaş alanı oldu. Bu savaş da İtalya’yı büyük ölçüde etkiledi.
İtalya’da 17. yüzyıldan sonra gerileme dönemi başladı. Napoli Krallığı ve Sicilya güçsüzleşti. 1796 yılında Napolyon önderliğindeki Fransızlar, İtalya’yı işgal etti. Fransız hakimiyeti 20 yıl gibi kısa bir dönem sürdü. Bu dönemde ülke aynı yönetim altında birleşti. Kısa bir zaman için kuzeyde İtalya Krallığı kuruldu. 1815 yılındaki Viyana kongresinde eski düzen yeniden sağlandığı sıralarda Birleşmiş bir İtalya düşünceleri fikirlerde idi. 1866’da Venedik 1870’te Roma’nın katılması ile, İtalya sonunda bir Krallık haline geldi. Ancak, anlaşmazlıklar tamamen giderilememiş Kuzey-Güney ve bölgeler arası anlaşmazlık ve çekişmeler devam ediyordu.
1882’de Avusturya-Macaristan ve Almanya’nın yanısıra üçlü ittifaka ve 1915’te müttefiklerle birlikte Birinci Dünya Savaşına girdi. Uzun mücadelelerden sonra Avusturya toprakları üzerindeki emeline kavuşan İtalya, savaştan sonra yapılan anlaşmalardan memnun olmadı. Savaştan siyasi ve ekonomik olarak çok kötü çıkan İtalya’da, diktatör Mussolini 1922’de zorla kendini kabul ettirdi. Mussolini 1935-1936’da Etiyopya’yı işgal etti. Nazi Almanyası ile ittifaka girdi. 1943 yılına kadar Mussolini’nin diktatörlüğü bir baskı ve silahlanma dönemi olarak geçti.
İtalya 1940’ta İkinci Dünya Savaşına girdi. İtalyanlar bütün cephelerde yenilgiye uğradılar. Daha sonra Almanya’ya savaş ilan ettiler. İtalya Naziler tarafından işgal edildi. Nazilerin teslim olmasından sonra (1945) İtalya savaştan büyük zarar görmüş olarak çıktı.
1946 yılında yapılan referandumla, Monarşi ortadan kaldırıldı. Yeni bir Demokratik Cumhuriyet kuruldu. 1949 yılında NATO’nun kurucu üyesi olan İtalya, 1958’de AET’ye girdi. Yaklaşık 30 yıldır çeşitli koalisyonlarla İtalya’yı idare etmiş olan Hıristiyan Demokrat Parti ve İtalyan Sosyalist Parti 1992 seçimlerinde büyük oy kaybına uğradı. Aynı senenin Mayıs ayında istifa ile boşalan cumhurbaşkanlığına parlamento Oscar Lugi Scoifaro’yu seçti. Ardından yeni bir koalisyon hükûmeti kuruldu.

Pisa Kulesi

Venedik Kanalları
oraya gidilir “mistik mağdur” olunup dönülür…
5/9/2008 · Kategori: Ulkeler VE Sehirler
Niçin Prag ?
Goethe
Dünya tacının en güzel mücevheri.
Milan Kundera
Gülüşün, unutuşun ve hüznün şehri.
Andre Breton
Sürrealizme verdiği ilham açısından eşsiz olan şehir.
Nazım Hikmet (yayınlanmamış şiirlerinden)
Yağmurlar içindeydi Prag
Bir gölün dibinde gümüş kakmalı bir sandıktı
Kapağını açtım
İçinde genç bir kadın uyuyordu
Camdan kuşlar arasında
· Prag müthiş bir şehir, nefes kesici ama soğuk bir sarışın gibi. Güzel. Hatta çok güzel. Büyüleyici. Ancak mesafeli ve donuk. Tam bir aristokrat. Ve kesinlikle ulaşılmaz. Üstelik bunun farkında. Bir tür Grace Kelly yani. Bakmakla yetineceğiniz ve o kendini size teslim etse bile dokunmaya asla cesaret edemeyeceğiniz bir kadın gibi.
· Anlatılan kadar güzel ve hatta anlatılandan daha güzel şehir.
· Arnavut kaldırımlı, dar sokaklı, yağmurlu, efsunlu şehir.
· Havasını geçmiş zamanda durduran büyünün ne olduğunu merak ettiğim, şipşirin şehir.
· Romantik, düşündüren, masalsı şehir
· Narin, orta yaşlarını henüz aşmış ama hala çok güzel bir kadın gibi. Tam anlamıyla dibimi düşüren, “yaşayabileceğim yer” diye haykırma ihtiyacı hissettiren müstesna şehir.
· Güneş batımında Charles Bridge ve kiliselerin siluetleri ve yansımaları karşısında insanı olduğu yere tek kelime söyletmeden mıhlayan şehir.
· Makul fiyata resim ve gravürler, değişik kuklalar ve el işi eşyalar alabileceğiniz, her köşesinde ayrı bir tiyatro, opera, dans vs. gösterisi olan, masallardan fırlamış gibi, aynı zamanda hem son derece gotik, hem de romantik olmayı becerebilen, büyüleyici şehir.
· Dönüşü ağlamaklı ve ayaküstü yapılan tekrar gelme planları yapılan güzel ötesi şehir
· “Ben bu şehirde yaşamalıyım bir süre…” dedirten bir şehir.
· Gözlerinizi kapatmadan hayal kurmanızı sağlayan şehir.
· Bugüne kadar gördüğüm en güzel şehirlerden biri. Her binası yarım saatlik inceleme konusudur. Mimarlar nereye bakacaklarını şaşırırlar. Güzel bir gecede Charles köprüsüne akıl ve ruh sağlığı açısından yalnız gidilmemelidir. Mutlaka yanınızda sevgilinizin de olmasını gerektiren şehir. .
· Kütüphaneleri, galerileri, müzeleri bir yana Charles köprüsü üzerinde sokak çalgılarının Antonin Dvorak’ı yad ettiği şehir. Kuklaların Mozart’ın operalarını canlandırdığı şehir.
· Gündüz gözüyle gezdiğim her yeri geceleri rüyalarıma musallat olan şehir.
· Yaşamak için bir ömür zaman isteyen, güzelliğiyle ağlatan yer.
· Sokakta her daim opera, konser, tiyatro vs. biletleri satın alabileceğiniz şehirdir.
· Çeklerin çocuksu hayal gücünü, yaratıcı ve aydın kişiliklerini, masumiyetlerini ve mahçubiyetlerini yansıtan şehir.
· Bir oyuncak kadar güzel olan doğu avrupa şehri.
· Hayallerimdeki ortaçağ resmini bana yaşatmış şehir.
· Hitler'in hayran kalıp bombalatmadığı iki şehirden biri
· 100 kuleli şehir
· Casus romanlarının vazgeçilmez şehri.
· Kasvetli, eski ve muhteşem şehir.
· Halkının %60’ının ateist, %30’unun katolik, geriye kalan %10’unun ise diğerleri dinine mensup olduğu müstesna gotik şehir.
Uzaydan Görünen Türk Bayrağı
4/8/2008 · Kategori: Ulkeler VE Sehirler
Bütün Dünya Bu Yazıyı Okuyor (NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE)
Google'ın uydu servisi aracılığıyla, Şırnak'ta dağlık araziye yazılmış olan,
"Ne Mutlu Türküm Diyene" yazısı görüntülendi.
adim adim yaklasiyoruz... 







